Serpil Arlantaş: “COP31, Antalya’nın Sürdürülebilir Geleceği İçin Önemli Bir Fırsat”
- 6/5/2026
- 1 H
Yeryüzü Vakfı Başkanı Serpil Arlantaş, Dünya Çevre Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede, COP31’in Antalya’da gerçekleştirilecek olmasının iklim farkındalığı ve sürdürülebilir turizm açısından önemli bir fırsat sunduğunu söyledi.
*Bugün 5 Haziran Dünya Çevre Günü. Bu gün size neyi hatırlatıyor?*
Dünya Çevre Günü benim için yalnızca çevreyi korumaya dair sembolik bir gün değil; insanın doğayla kurduğu ilişkiyi yeniden düşünmesi gereken güçlü bir hatırlatma. Bugün artık iklim krizini sadece sıcaklık artışı, kuraklık ya da aşırı hava olayları olarak konuşamayız. Bu kriz aynı zamanda yaşam biçimimizi, üretim alışkanlıklarımızı, kentlerimizi, turizmi ve gelecek kuşaklara karşı sorumluluğumuzu ilgilendiriyor. Stoacı düşüncede çok sevdiğim bir yaklaşım var: Dünyayı bütünüyle kontrol edemeyiz, ama dünyaya karşı nasıl bir insan olacağımızı seçebiliriz. Bence iklim çağında hepimizin başlangıç noktası bu olmalı.
*COP31’in Antalya’da gerçekleşecek olması bu açıdan nasıl bir anlam taşıyor?*
Antalya gibi turizm, tarım, deniz, kıyı ekosistemleri ve kentleşme baskısını aynı anda yaşayan bir şehirde COP31’i konuşmak çok kıymetli. Çünkü iklim değişikliği burada soyut bir başlık değil; su kaynaklarından kıyı yönetimine, orman yangınlarından turizm sezonlarına kadar gündelik hayatın içinde hissedilen bir gerçek. COP31’in Antalya’da yapılacak olması, şehrin yalnızca bir toplantıya ev sahipliği yapması anlamına gelmiyor. Bu aynı zamanda Antalya’nın dünyaya iklim sorumluluğu, sürdürülebilir turizm ve yerel dönüşüm açısından güçlü bir mesaj verme fırsatı anlamına geliyor.
*Turizm sektörü bu dönüşümün neresinde duruyor?*
Turizm, iklim krizinden en fazla etkilenecek sektörlerden biri olduğu gibi, doğru yönetildiğinde çözümün de önemli bir parçası olabilir. Antalya’nın marka değeri yalnızca güneşi, denizi ve otelleriyle değil; doğasını, suyunu, kıyılarını, kültürel mirasını ve yaşam kalitesini koruyabilmesiyle güçlenecek. Artık turizmde başarıyı sadece doluluk oranlarıyla değil, çevresel sorumlulukla, kaynak verimliliğiyle, yerel halkla kurulan ilişkiyle ve doğaya verilen zararın azaltılmasıyla birlikte düşünmek zorundayız. Sürdürülebilir turizm bir tercih değil, Antalya’nın geleceği için zorunlu bir yön değişimi.
*Yeryüzü Vakfı bu süreçte nasıl bir rol üstleniyor?*
Yeryüzü Vakfı olarak bizim temel amacımız, iklim değişikliğiyle mücadeleyi sadece uzmanların konuştuğu teknik bir alan olmaktan çıkarıp toplumun, kurumların, yerel yönetimlerin ve gençlerin ortak sorumluluğu haline getirmek. Farkındalık çalışmaları, eğitimler, yerel iş birlikleri ve sahada somut etki yaratacak projelerle bu dönüşüme katkı sunmaya çalışıyoruz. Dünya Çevre Günü vesilesiyle özellikle şunu hatırlatmak isterim: Doğayı korumak, geleceği korumaktır. Antalya’da COP31’e giderken meselemiz yalnızca bir zirveye hazırlanmak değil; bu şehrin, bu ülkenin ve bu dünyanın geleceğine karşı daha bilinçli, daha ölçülü ve daha sorumlu bir duruş geliştirmektir.







